Bu bir efsane olabilir gerçekten.

Yazar: Murat Çetin @drmuratcetin

murat çetin biyografi resmi

2016 yılından beri Trakya’ya yolu düşmüş, o zamandan beri Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapmaktadır.  Dokuz Eylül Acil Tıp ihtisaslı olup Türkiye Acil Tıp Derneği Yönetim Kurulu üyeliği ve Acil Tıp Asistan Birliği başkanlık görevleri yapmıştır. 2018-2019 arası dönemde TATD Geriatrik Acil Tıp çalışma grubuna başkanlığı görevini yürütmüştür. 2016-2019 arası yılları arasında da ACEP Uluslararası Well-Being Komitesinin bir üyesidir. İlgi alanları travma, havayolu, uluslararası Acil Tıp olup, Acil Serviste takım olmaya inanan, kahvesiz duramayan, Twitter’da online bir #FOAMed takipçisi ve kritik hasta yönetimini seven bir Acil Tıp gönüllüsüdür. Derin ve Nil’in babasıdır.

Artık daha kaliteli ve daha uzun yaşama fikri insanların gelecek planları içinde yer alıyor. İşte ve trafikte geçirilen uzun süreler, ailemiz ve arkadaşlarımızla daha az zaman geçirmemize neden olmakta. Bu telafi edilemeyecek zamanları hep “ileride” daha çok zamanımız olacağı yönünde avuntularla geçiştiriyoruz. Emeklilik günlerimizde tadını çıkarabileceğimiz zamanlar için de sağlıklı bir “olgunluk” dönemimiz olması gerekiyor. İşte bu sağlıklı hale kavuşmanın en önemli yolları (şu an bildiğimiz kadarıyla) fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme.

Dünyanın dört bir yanında hepimiz fiziksel aktivitelerimizi tipik olarak frekans, süre ve yoğunluk parametreleri cinsinden ölçebiliyoruz. Aşırı derecede kaybedilen zamana odaklanmayı sürdürürken, “bazı fiziksel aktivitelerin hiç olmamasından daha iyi olduğunu” kabul eden mevcut kanıta dayalı halk sağlığı kılavuz ilkeleriyle uyumlu olması gerektiği anlamına geliyor. Sosyal medyanın da yaşamımızın içinde olduğu bu günlerde imrenilecek hayatları gözlemliyoruz ve Wellness’a (iyilik hali) biraz daha önem veriyoruz. Basit fiziksel aktivitelerden “yürüyüş” ise hepimiz için uygulaması en kolay olanıdı.

10000 adım görsel 1

Peki nasıl yürümeliyiz? Kaç adım atmalıyız? Acil serviste bugün çok yürüdüm, kaç adım attım acaba? soruları geliyor aklımıza doğal olarak…

10.000 Sayısı Nereden Çıkmış?

Birçok kişi, yaşına veya formuna bakılmaksızın kendi hızlarında yürüyebilir ve bu fiziksel aktivite biçimini kendine göre genişletebilir. Giyilebilir teknolojiler veya akıllı telefonlar ile “günlük adımlar” kolayca anlaşılabilir ve ölçülebilir. Ancak birçok insan için, her gün 10.000 adım atma fikri korkutucu gelebiliyor ve bu onların daha fazla yürümelerini engelleyebiliyor. Benim için de böyle sanırım. Bir günde hiç 10.000 adım attığımı sanmıyorum.

tokyo olimpiyat

Hiç düşündünüz mü? Acil serviste bir nöbette ortalama kaç adım atıyoruz acaba? 10.000 adım atarsam hayatım değişir mi?

Aslında 1 günde 10.000 adım fikri, 1964 yılında Japonya’da Tokyo olimpiyatlarında ortaya çıkmış.

manpo meter adım sayar

O yıllarda Japonya’da manpokei adında bir adımsayar üreticisi varmış. Manpokei diğer dillere 10 bin adım metre olarak çevrilmiş. Burada 10.000 sayısının sağlıklı egzersiz için altın sayı olduğundan değil, tamamen Japon kültüründe yüksek ve yuvarlak bir sayı olduğu için seçildiği düşünülmüş. Tüm yaş grupları için bu değerler uygun olmayacaktır. Osteoartriti olan, operasyon öyküsü olan hastaların günde 10.000 sayısına ulaşması çok da kolay olmayacaktır. Bu gruptaki kişiler için başka fiziksel aktivite imkanları olduğunu da unutmamamız gerekir.