Yazar: Mustafa Ferudun Çelikmen

Afet Tıbbı, büyük bölümü ile, hemen her gün, afet ortamlarını aratmayan acillerde çalışan Acil Tıp hekimlerinin işidir. 13 Mart 1992 depreminde, memleketim Erzincan da hastane enkazı altından çıkarttığımız depremzedelerden biri, Cerrahpaşa da okurken tanıdığım, genel cerrahide çalışan bir ağabeyimizin, yine sağlık çalışanı olan eşiydi.

Havayolu ile, o zaman çalıştığım İstanbul’daki hastaneye getirilmesine rağmen, “ezilme yaralanması-crush” dan ötürü kaybettik. Bu olay benim hayatımdaki başlıca dönüm noktalarından biridir. Erzincan’ın efsane valisi Recep Yazıcıoğlu ile tanışmama vesile olan, “Ferudun, hemşire hanımı bıraktıktan sonra hemen dön, burada insanların hekimlere ihtiyacı var” sözü üzerine Erzincan’a geri döndüğümde ilk günler fark edemediğim facianın boyutları, ülkemizde özellikle afetlerden ders çıkarma konusundaki duyarsızlığımızı iyice beynime işlemişti.

feridun deprem

Gencecik Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, 26-27 Aralık 1939’da 7.2 şiddetindeki depremle yerle bir olan, 33 bin vatandaşımızın yaşamını yitirdiği, 100 binin üzerinde insanımızın yaralandığı Erzincan, aynı yere KAF’ın tam ortasına, hastaneleri ile, diğer kamu binaları ile uygunsuzca, duyarsızca inşa edilmiş ve yarım asır sonra, 652 insanımızı daha yitirdiğimiz, binlerce vatandaşımızın yaralandığı felakete davetiye çıkarılmıştı. (Her iki depremin merkez üssü yakındır!)